Tuğluk: Rojava Devrimi aynı zamanda kadın devrimidir

DTK Eşbaşkanı Aysel Tuğluk, Rojava Devrimi’nin 1. yıldönümüne ilişkin yaptığı açıklamada, “Rojava Devrimi aynı zamanda ismiyle, cismiyle, lafzıyla, ruhuyla bir kadın devrimidir. Toplumsal yaşamın tüm alanlarında kadınlar yer almaktadır. İtiraz, yıkım ve inşa süreçlerinin hepsinde kadınlar var olmuştur. Hem Baas rejiminin tasfiyesinde hem de komünal demokrasinin inşasının her düzeyinde kadınlar sürecin asli unsurudur” dedi.

“Suriye’de ayaklanmanın başladığı 15 Mart 2011’den bu yana bu çabalar yoğunlaşmış, kapsamlı bir devrimsel hazırlık süreci başlatılmıştır. Yaşanan çatışmalarda üst düzey Suriye ordusu mensuplarının öldürülmesinin ardından, Suriye ordusunun ülkenin bir çok yerinden ve Rojava’dan çekilmesiyle birlikte ise Rojava Devrimi’nin fitili ateşlenmiş, Kürtlerin yıllardır süren hazırlığı neticesinde BAAS rejimi Rojava’da yıkılmıştır” dedi.

Rojava Devrimi’nin birinci 1. yıldönümüne ilişkin yaptığı açıklamada Tuğluk, “19 Temmuz 2012’de Suriye Kürdistanı’nda (Rojava) yaşayan Kürtler Derik, Amude, Afrin ve Kobani’den Baas rejim güçlerini çıkararak Rojava Devrimi’ni başlattı. Bugün Suriye’deki Kürt halkının kendi kaderlerini ellerine aldıkları, kendi kendilerini özgür iradeleriyle yönetmeye başladıkları Rojava Devrimi’nin 1. Yıldönümü.

Arap milliyetçisi Baas rejiminin on yıllardır katı bir biçimde uyguladığı inkar ve imha politikalarıyla tarihten silinmeye çalışılmış Rojava halkı; yoksulluk, kimliksizlik, baskı, işkence ve ekonomik ambargoyla zulmün her türlüsüne muhatap olmuş mazlum bir halk. Ancak, ‘Arap Kemeri’ gibi Araplaştırma politikalarının ve yoğun katliam kampanyalarının ardından yıllarca demokratik mücadelesiyle onurluca direnen mazlum Rojava halkı, artık bu uğursuz tarihi tersine çeviriyor! Baas’ın askeri bürokratik diktatörlüğünü Rojava’da tarihin çöp sepetine atıyor. 19 Temmuz 2012’den beri Rojava’da yeni bir hayat filizleniyor. Rojava’da demokrasi devrimi devam ediyor!” dedi.

Dünya tarihindeki devrimlerin sosyolojisinde, devrimlerin üç temel aşamasının var olduğundan söz etmenin mümkün olduğunu kaydeden Tuğluk şöyle devam etti: ”İtiraz, yıkım ve inşa. Rojava Devrimi, işte bu üç aşamayı da barındıran bir niteliğe sahip. Rojava halkı, yıllardır Baas’ın kimliksizleştirme ve yoksullaştırma şeklindeki sömürgeci politikalarına karşı amansız bir mücadele vermiş, rejimin inkar ve imha siyasetine şiddetli bir biçimde itiraz göstermiştir. Suriye Kürtleri, yıllardır politik örgütlenmeleriyle rejimin baskısına karşı demokratik siyaset hazırlığını geliştirmiştir. Suriye’de ayaklanmanın başladığı 15 Mart 2011’den bu yana bu çabalar yoğunlaşmış, kapsamlı bir devrimsel hazırlık süreci başlatılmıştır. Yaşanan çatışmalarda üst düzey Suriye ordusu mensuplarının öldürülmesinin ardından, Suriye ordusunun ülkenin bir çok yerinden ve Rojava’dan çekilmesiyle birlikte ise Rojava Devrimi’nin fitili ateşlenmiş, Kürtlerin yıllardır süren hazırlığı neticesinde BAAS rejimi Rojava’da yıkılmıştır. Şu an Rojava’daki devrimci atılımda, yıkımla birlikte eşanlı olarak inşa süreci de devam etmektedir. Suriye Kürdistanı halkı statü kazanma temelinde özyönetim pratiğini hayata geçirmekte, yani yeni bir yaşam inşa etmektedir.

İşte bu inşa süreci, Rojava Devrimi’nin önemini göstermektedir. Çünkü Kürt hareketinin çözüm projesinin adı olan ‘Demokratik Özerklik’in şu anda Rojava’da hayata geçmektedir. Aynı zamanda Rojava Devrimi’nin inşa süreci, 21. yüzyıl devrimlerinin biçimlerine ilişkin hararetli tartışmaların yapıldığı bir tarihsel aralıkta, bu tartışmalara pratik yanıtlar verebilme potansiyelini ifade etmektedir.”

Rojava Devrimi’nin radikal demokrasi devrimi olduğunu da belirten Tuğluk, “Çünkü, Rojava’da toplumun kendi öz örgütlenmelerini gönüllülük ve dayanışma esasıyla yerelden ilmek ilmek ördüğü bir doğrudan demokrasi deneyimi hayata geçmektedir. Toplumsal hayatın her alanı, toplumun tüm kesimlerinin katılımıyla komünal espri temelinde örgütlenmektedir. Hizmet komiteleri yolları onarmakta, asayiş birlikleri güvenliği sağlamakta, eğitimli kişiler okullarda Kürtçe eğitim hizmeti sunmakta, halka ucuz un verilmekte, mülteci komisyonları sığınmacıların gıda ve ilaç gibi ihtiyaçlarını karşılamakta, toplumsal barış ve adalet komisyonları mahkeme görevi görmektedir. Özcesi halkın kurduğu gönüllü ihtisas komisyonları hayatın her alanını radikal demokratik bir biçimde dönüştürmektedir. 21. yüzyılın demokratik alternatifi Rojava’da ete kemiğe bürünmektedir” dedi.

Rojava Devrimi’nin aynı zamanda ismiyle, cismiyle, lafzıyla, ruhuyla bir kadın devrimi olduğunu da belirten Tuğluk şunları kaydetti: ”Toplumsal yaşamın tüm alanlarında kadınlar yer almaktadır. İtiraz, yıkım ve inşa süreçlerinin hepsinde kadınlar var olmuştur. Hem Baas rejiminin tasfiyesinde hem de komünal demokrasinin inşasının her düzeyinde kadınlar sürecin asli unsurudur. Ve Rojava Devrimi, aynı zamanda bir ‘demokratik ulus’ devrimidir. Rojava’da tüm etnik-inançsal-kültürel kimlikler ‘demokratik ulus’ temelinde eşitçe bir arada yaşamanın hukukunu inşa etmektedir. Çünkü artık Rojava’da ulus-devlet yok! Rojava’da iktidar ve sermaye tekelleri yok! Rojava’da milliyetçilik yok! Rojava’da cinsiyetçilik yok! Rojava’da eşitlik var! Rojava’da özgürlük var! Rojava’da demokrasi var! Rojava’da doğrudan gerçek demokrasi var! Herkes, Suriye’deki Kürt halkının demokratik Rojava Devrimi’yle elde ettiği kazanımlarına saygı göstermelidir. Rojava Devrimi’nin kazanımları, demokrasinin kazanımlarıdır. Rojava Devrimi’nin kazanımları, Ortadoğu’nun tüm halklarının kazanımlarıdır.”